Anonim Şirket Hisse Devrinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Anonim Şirket Hisse Devrinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Anonim şirket hisse devri, payın ve paya bağlı ortaklık haklarının bir kişiden başka bir kişiye geçmesini sağlayan tasarruf işlemidir. Devir sözleşmesi ile devrin kendisi aynı şey değildir: sözleşme yalnız devretme borcu doğurur. Payı, pay türüne uygun şekilde yapılan devir işlemi geçirir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) md. 207).

Hisse devrinin sonuçları dört boyutta incelenir: taraflar arasında, şirkete karşı, üçüncü kişilere karşı ve vergi bakımından. Pay türüne göre bu boyutlar aynı anda veya farklı tarihlerde sonuç doğurur. Hamiline yazılı payda şirkete ve üçüncü kişilere karşı sonucu aynı bildirim belirler (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) md. 489/1). Vergi boyutu devrin tamamlanma şartı değildir, devredenin satış kazancının vergilendirilmesini belirler. Hisse senedi ile pay senedi aynı belgeyi ifade eder; metinde kanunun terimi olan pay senedi kullanılmıştır.

Taraflar Arasında Devir: Pay Türüne Göre Şekil

Anonim şirket payının devir şekli, payın senede bağlı olup olmadığına ve senedin türüne göre değişir. TTK, üç durum için üç ayrı devir yolu öngörür ve hiçbirinde noter onayı aramaz.

Senede bağlanmamış (çıplak) pay, henüz kıymetli evraka bağlanmamış ortaklık hakkıdır. Çıplak payın devrine ilişkin özel bir hüküm TTK’da yer almaz; devir, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Temlik sözleşmesinin yazılı yapılması geçerlilik şartıdır ve yazılı şekle uyulmayan devir payı geçirmez (TBK md. 184). Temlik şirkete bildirilmedikçe şirket, eski pay sahibine iyiniyetle yaptığı ifa ile borcundan kurtulur (TBK md. 186).

Nama yazılı pay senedi, ciro edilmiş senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle devredilir (TTK md. 490/2). Bunun için ayrıca yazılı devir sözleşmesi veya noter onayı geçerlilik şartı değildir. Buna karşılık pay bedeli tamamen ödenmemişse ya da esas sözleşme devri sınırlamışsa şirket onayı aranır. Onay verilinceye kadar paylara ait mülkiyet ve bütün haklar devredende kalır (TTK md. 491, 493, 494/1). Senedin şekli ve taşıdığı bilgileri nama yazılı hisse senedi yazımızda ayrıntılı anlatmıştık.

Hamiline yazılı pay senedi, zilyetliğin devralana geçirilmesiyle devredilir. Devir şirket ve üçüncü kişiler hakkında ise ancak devralanın Merkezi Kayıt Kuruluşuna (MKK) yaptığı bildirimle hüküm doğurur (TTK md. 489/1). Bildirim yapılıncaya kadar devralan paya bağlı haklarını kullanamaz ve hakların ileri sürülmesinde bildirim tarihi esas alınır (TTK md. 489/1-2). Hamiline payda da noter onayı veya yazılı sözleşme şartı yoktur; TTK md. 489 bu şartların hiçbirini içermez.

Anonim şirket pay devrinin noter onayına bağlı olmaması, limited şirket payından temel ayrımdır. Limited şirkette devir sözleşmesinin yazılı yapılması ve imzaların noterce onaylanması zorunludur (TTK md. 595/1).

Hisse devrinin sonuçları: pay türüne göre
Pay türü Taraflar arasında devir Şirkete karşı hüküm Devredenin alacaklısınca haciz Gerçek kişi ortakta iki yıllık süre
Senede bağlanmamış (çıplak) pay Yazılı temlik sözleşmesi (TBK md. 184) Şirkete bildirim ve pay defterine kayıt (TBK md. 186, TTK md. 499) İcra dairesinin şirkete tebliği (İİK md. 94/1) İki yıl kuralı uygulanmaz (GVK mük. md. 80/1-4)
Nama yazılı pay senedi Ciro ve zilyetliğin devri (TTK md. 490/2). Onay gereken hâlde mülkiyet onaya kadar devredende kalır (TTK md. 494/1) Onay gereken hâlde şirket onayı, ardından pay defterine kayıt (TTK md. 494, 499) Senede fiilen el konulması (İİK md. 88) Kanun iktisap tarihini esas alır. İdari görüş, pay sonradan senede bağlanmışsa basım tarihini esas alır
Hamiline yazılı pay senedi Zilyetliğin devri (TTK md. 489/1) Devralanın MKK’ya bildirimi (TTK md. 489/1) Senede fiilen el konulması (İİK md. 88) Kanun iktisap tarihini esas alır. İdari görüş, pay sonradan senede bağlanmışsa basım tarihini esas alır

Tablonun haciz sütunu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa (İİK), son sütunu 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa (GVK) dayanır. İki sütunun ayrıntısı üçüncü kişilere karşı hüküm ve vergisel sonuçlar bölümlerinde açılmıştır.

Şirkete Karşı Hüküm: Onay ve Pay Defteri

Nama yazılı payda hisse devri şirkete karşı, onay gereken hâlde şirket onayıyla ve devralanın pay defterine kaydedilmesiyle hüküm doğurur (TTK md. 494, 499). Hamiline yazılı payda aynı işlevi MKK bildirimi görür. Taraflar arasında tamamlanmış bir devir, şirkete karşı hüküm doğurmadıkça devralana oy ve kâr payı gibi hakları kullandırmaz.

Devir Onayı ve Ret Sebepleri

Nama yazılı payların devri kural olarak serbesttir, sınırlama ancak kanunla veya esas sözleşmeyle konulabilir (TTK md. 490/1, 492). Kanuni sınırlama bedeli tamamen ödenmemiş paylara ilişkindir. Şirket bu payların devrine onay vermeyi yalnız devralanın ödeme yeterliliği şüpheliyse ve istenen teminat verilmemişse reddedebilir (TTK md. 491/2).

Borsaya kote edilmemiş paylarda esas sözleşmesel sınırlama, TTK md. 493 ile çerçevelenir. Şirket onayı iki yoldan biriyle reddedebilir: esas sözleşmede öngörülen önemli bir sebep veya payların devredenden gerçek değeriyle devralınması önerisi (TTK md. 493/1). Önemli sebep, pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin ve şirketin işletme konusu veya ekonomik bağımsızlığı bakımından haklı görülen esas sözleşme hükmüdür (TTK md. 493/2). Gerçek değer önerisi, ret gerekçesi göstermeyi gerektirmez ve doktrinde kaçınma kaydı olarak adlandırılır. Şirket ayrıca devralan, payları kendi adına ve hesabına edindiğini açıkça beyan etmemişse kaydı reddedebilir (TTK md. 493/3).

Onay verilinceye kadar devredilen paylara ait mülkiyet ve bunlara bağlı bütün haklar devredende kalır (TTK md. 494/1). Şirket onay istemini aldığı tarihten itibaren üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa onay verilmiş sayılır (TTK md. 494/3).

Varsayımsal örnek: X A.Ş.’nin esas sözleşmesi, rakip işletmelerle bağlantılı kişilere devri önemli sebep olarak düzenlemiştir. A, nama yazılı pay senedini ciro ederek B’ye teslim eder ve şirketten onay ister. Şirket üç ay boyunca cevap vermezse onay verilmiş sayılır; bu süre içinde yapılan genel kurulda oy hakkı A’ya aittir.

Pay Defteri, Tescil ve MKK Bildirimi

Şirket, senede bağlanmamış pay ve nama yazılı pay senedi sahiplerini pay defterine kaydeder. Şirkete karşı pay defterinde kayıtlı kişi pay sahibi sayılır (TTK md. 499). Pay defteri kaydı devri kurmaz; taraflar arasında tamamlanmış devrin şirkete karşı ileri sürülmesini sağlar. Devrin deftere hangi bilgilerle işleneceğini pay defterinin doldurulması yazımızda adım adım ele aldık.

Anonim şirket pay devirleri ticaret siciline tescil edilmez ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde (TTSG) ilan edilmez; TTK md. 490 ve 499 böyle bir şart içermez. İstisna, payların tek pay sahibinde toplanmasıdır: bu durum tescil ve ilan edilir (TTK md. 338/2).

Hamiline yazılı payda pay defteri kaydının yerini devralanın MKK bildirimi alır (TTK md. 489/1). Bildirim yapılmamasının sonucu, devralanın paya bağlı haklarını bildirim yapılıncaya kadar kullanamamasıdır. Devralana idari para cezası öngören TTK md. 562/13-b ise Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir (AYM 18.01.2024 tarihli, E.2021/28, K.2024/11 sayılı karar; Resmî Gazete 03.04.2024, sayı 32509). Bildirimin kapsamı ve şirketin yükümlülükleri hamiline pay kayıt sistemi yazımızda açıklanmıştır.

Üçüncü Kişilere Karşı Hüküm: Haciz ve Rehin

Hisse devrinin üçüncü kişilere karşı sonucu, en açık biçimde devredenin alacaklısının payı haczetmesi hâlinde görünür. Haciz yolu ve devrin hacizden etkilenip etkilenmeyeceği, payın senede bağlı olup olmadığına göre ayrılır (İİK md. 88, 94/1).

Pay senedi taşınır mal hükmündedir ve taşınır haczi hükümlerine göre, senede fiilen el konularak haczedilir (İİK md. 88). Senet devralanın zilyetliğinde bulunuyorsa haciz üçüncü kişi elindeki mal üzerinde yapılır ve istihkak hükümleri işler (İİK md. 96-99). Bunun sonucu olarak teslim, hacze karşı tek başına mutlak güvence oluşturmaz. Hamiline yazılı payda ise TTK md. 489/1, devrin üçüncü kişiler hakkında MKK bildirimiyle hüküm doğuracağını öngörür. Teslimden sonra ve bildirimden önce yapılan hacizle ilişkiyi kanun ayrıca düzenlemez.

Senede bağlanmamış pay, icra dairesinin şirkete tebliğiyle haczedilir. Haciz pay defterine işlenmemiş olsa da tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haczedilen payın sonradan devri, alacaklının hakkını ihlal ettiği oranda batıldır (İİK md. 94/1). Çıplak payda devir tarihi ile haciz tebliği tarihi arasındaki sıra, devrin alacaklıya karşı ayakta kalıp kalmayacağını belirler.

Varsayımsal örnek: A, X A.Ş.’deki çıplak payını yazılı temlik sözleşmesiyle B’ye devreder. A’nın alacaklısı C için icra dairesinin haciz yazısı, temlikten önceki bir tarihte şirkete tebliğ edilmiştir. Devir, C’nin alacağını ihlal ettiği oranda C’ye karşı batıldır; temlik sözleşmesinin yazılı olması bu sonucu değiştirmez.

Rehin de pay türüne göre farklı şekle bağlıdır. Hamiline yazılı pay senedinde senedin rehin alacaklısına teslimi yeterlidir (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) md. 956/1). Nama yazılı pay senedinde senedin ciro edilmiş veya yazılı devir beyanı yapılmış olarak teslimi aranır (TMK md. 956/2, TTK md. 689). Senede bağlanmamış payda rehin, yazılı rehin sözleşmesiyle kurulur (TMK md. 955).

Hisse Devrinde Vergisel Sonuçlar

Hisse devrinin vergisel sonucu devredene ait bir sonuçtur ve devredenin gerçek kişi veya kurum olmasına göre ayrı kanunlara tabidir. Gerçek kişide 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (GVK), kurumda 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu (KDV Kanunu) belirleyicidir.

Kanun hükmü: Tam mükellef kurumlara ait hisse senetleri iki yıldan fazla elde tutulduktan sonra elden çıkarılırsa, satış kazancı değer artış kazancı sayılmaz (GVK mük. md. 80/1-1). Hükmün konusu hisse senedidir; senede bağlanmamış ortaklık hakkının satışından doğan kazanç, elde tutma süresine bakılmaksızın değer artış kazancıdır (GVK mük. md. 80/1-4). Kanun iki yıllık sürenin hangi tarihten işleyeceğini ayrıca belirlemez.

İdarenin görüşü: 232 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği, hisse senedi üzerinde tasarruf hakkına sahip olunan tarihi iktisap tarihi olarak esas alır. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), mevcut anonim şirkette pay sonradan senede bağlanmışsa senedin basım tarihini esas almaktadır (21.06.2017 tarihli, 62030549-120[Mük.80-2016/211]-181606 sayılı özelge). Nev’i değiştirerek anonim şirkete dönüşen şirkette de aynı yorum uygulanmıştır (14.02.2018 tarihli, 62030549-120[Mük.80-2017/386]-154561 sayılı özelge). İdari görüşe göre ortaklık tarihi ile basım tarihi arasındaki süre iki yıllık hesaba katılmaz.

Kurum ortakta rejim ayrıdır. Aktifte en az iki tam yıl bulunan iştirak hisselerinin satış kazancının bir kısmı kurumlar vergisinden istisnadır (KVK md. 5/1-e). İstisna, satış bedelinin tahsili ve özel fon hesabında tutulması gibi ek şartlara bağlıdır. Hisse senedi teslimi süre şartı olmaksızın KDV’den istisnadır (KDV Kanunu md. 17/4-g). Senede bağlanmamış iştirak hissesinin satışı ise ancak kurumun aktifinde en az iki tam yıl bulunmuşsa istisnadır (KDV Kanunu md. 17/4-r). Bu istisna, iştirak hisselerinin ticaretini yapan kurumların bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları hisselere uygulanmaz.

Anonim şirket pay devrine ilişkin kâğıtlar damga vergisinden istisnadır (488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablo IV-16).

Sınırlar ve Tartışmalı Noktalar

Hisse devrinde kanun lafzının açık bıraktığı iki nokta, devrin sonucunu belirleyecek ölçüde uygulamaya yansır. Her ikisinde de kanun hükmü ile onu yorumlayan görüşler ayrı ayrı değerlendirilir.

Esas sözleşmedeki ön alım kaydı. TTK md. 493/1, önemli sebebin esas sözleşmede öngörülmesini arar. Esas sözleşmeye konulan ve diğer pay sahiplerine ön alım hakkı tanıyan bir kaydın şirkete karşı etkisi, kaydın TTK md. 493’teki ret yollarıyla ilişkisine göre değerlendirilir. Statü: yoruma açık. Pay sahipleri arasında ayrı bir sözleşmeyle kurulan ön alım hakkı ise esas sözleşme hükmü niteliği taşımadığından TTK md. 493/1 anlamında ret sebebi oluşturmaz.

İki yıllık sürenin başlangıcı. GVK mük. md. 80/1-1, sürenin iktisaptan işlediğini öngörür, iktisap tarihini tanımlamaz. Basım tarihinin esas alınması kanun hükmü değil, Gelir İdaresinin özelgelerde açıkladığı görüştür. Statü: yoruma açık. Özelge yalnız talep eden mükellef bakımından ve bildirilen olaya ilişkin olarak bağlayıcıdır (213 sayılı Vergi Usul Kanunu md. 413). Basım tarihinden önce edinilen paylarda sürenin ortaklık tarihinden işletilmesi, idari görüşe aykırı olduğundan tarhiyat ve uyuşmazlık riski taşır.

Hisse Devrinin Uygulamadaki Sonuçları

Hisse devrinin dört boyutundan biri eksik kaldığında devralan payı edinmiş olsa da bütün sonuçlarına ulaşamayabilir. Aşağıdaki matris, en sık karşılaşılan durumlarda eksik kalan boyutu ve doğan sonucu dayanağıyla gösterir.

Hisse devri sonuç matrisi
Durum Hukuki veya vergisel sonuç ve dayanak
Pay senede bağlanmamış, devir yalnız sözlü anlaşmayla yapılmış Devir geçersizdir, pay devredende kalır. Yazılı temlik geçerlilik şartıdır (TBK md. 184)
Nama yazılı senet ciro edilip teslim edilmiş, devir sınırlaması yok, pay defterine kayıt yapılmamış Devir taraflar arasında tamamlanmıştır. Şirkete karşı pay sahibi, pay defterinde kayıtlı kişidir (TTK md. 490/2, 499)
Kapalı şirkette esas sözleşme önemli sebep öngörmüş, şirket onay istemine üç ay içinde cevap vermemiş Onay verilmiş sayılır. Üç ay içinde mülkiyet ve paya bağlı haklar devredende kalır (TTK md. 494/1, 494/3)
Hamiline yazılı senet teslim edilmiş, MKK bildirimi yapılmamış Devralan, bildirim yapılıncaya kadar paya bağlı haklarını kullanamaz (TTK md. 489/1)
Çıplak pay, devredenin alacaklısına ait haczin şirkete tebliğinden sonra devredilmiş Devir, alacaklının hakkını ihlal ettiği oranda batıldır (İİK md. 94/1)
Gerçek kişi ortak payı dört yıl önce edinmiş, pay senedi bir yıl önce basılmış Kanun iktisap tarihini, Gelir İdaresi basım tarihini esas alır. İdari görüşe göre iki yıllık süre dolmamıştır ve satış kazancı değer artış kazancıdır (GVK mük. md. 80/1-1, GİB’in 21.06.2017 tarihli özelgesi)

Devir sözleşmesinin hazırlanmasını ve işlemin sırasını anonim şirketlerde hisse devri yazımızda anlatmıştık.

Şirketinizin durumuna ilişkin sorularınız için 0212 565 10 66 veya makro@makrotanitim.com üzerinden ulaşabilirsiniz.

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir